Mesleğin İçinden

Mesleğimizde Yepyeni Bir Alan / Akıllı Tarım ile Yeni Ufuklara

Mesleğimizde Yepyeni Bir Alan / Akıllı Tarım ile Yeni Ufuklara

Tarımın her topluluk için hayati öneme sahip ve dünyanın üzerinde en çok durduğu konulardan biri olduğu su götürmez bir gerçek. Teknoloji de bu önemli sektörün entegre bir parçası olmaya devam etmekte ve şimdilerde Endüstri 4.0’ın etkisiyle traktörlerden ekin aletlerine kadar hemen hemen tüm tarım makineleri sensörlerle donatılmakta ve nesnelerin interneti tarım sektörüne de girerek tüm üretim süreci boyunca makinelerinin birbirleriyle iletişim halinde olması sağlanmaktadır. Dijital sensörlerle donatılmış tarım aletleri ve alanlarıyla çiftçilere hangi alanlara ne kadar ve ne tür gübreler koyulması gerektiğini, hava koşullarını, bitkilerin ihtiyacı olan mineralleri ve sulamayı, toprağın durumunu, tahmini hasat zamanını detaylı ve gerçek zamanlı bir şekilde göstererek üreticilerin işlerinin kolaylaştırılması ve verimin geleneksel yöntemlere göre en üst düzeye çıkarılması hedeflenmektedir. Birbirleriyle konuşan ve senkronize çalışan makineler sayesinde iş yükü ve maliyet de azalmaktadır. Avrupa’da teknoloji sayesinde zaten verimli olan tarım üretimi Endüstri 4.0’ın sonuçlarından olan ve bazı büyük şirketlerin Tarım 4.0 olarak adlandırdıkları tarım devrimiyle şüphesiz ki daha da verimli hale gelecek ve bu anlayışın dünyaya yayılmasıyla akıllı insanlar hızlı ve ucuz bir şekilde en kaliteli ürünleri üreteceklerdir.
Tarımda nesnelerin internetiyle verimliliğin en üst düzeye çıkarılması hedeflenirken doğal kaynaklar ihtiyaç olan düzeyde kullanıldığından maliyet düşmektedir. Benzer şekilde çiftlikte bulunan akıllı sistemlerle üretim için gerekli olan tüm faktörler analiz edilmekte ve üreticiye eş zamanlı sunulmaktadır. Bu sayede kaynak israfları önlenmekte ve kaliteli ürünler üretilmektedir. Ayrıca birbirleriyle iletişim halinde olan ve senkronize çalışan makinelerle hızlı karar verme mekanizmaları oluşturulmaktadır. Üreticiye bir tablet ya da telefondan tüm çiftliği yönetebilme ve gözlemleyebilme imkânı verilmekte; iş gücü de azaltılarak verimli, eğlenceli, kaliteli ve doğal üretim imkanları oluşturulmaktadır.
Akıllı tarımın hedefleri arasında; gübre ve ilaç gibi kimyasal giderlerinin azaltılması, bu kullanımların azaltılarak çevrenin korunması, yüksek miktarda ve kaliteli ürün sağlanması, işletme ve yetiştiricilik kararları için daha etkin bir bilgi akışının sağlanması ve tarımda kayıt düzeninin oluşturulması yer almaktadır.
Akıllı tarım uygulamaları olarak sensörler, uzaktan algılama drone ve uydu teknolojileri, yapay zekâ, robot teknolojileri ile görüntü işleme teknolojileri sıralanabilir. Sensörlerle toprağın ve havanın ısısını ölçebilmek, sulama ve ilaçlama gibi işlerde daha bilinçli ve kararında uygulama yapmayı sağlamaktadır. Lokal meteoroloji istasyonları ile bölgesel tahminlere ulaşılabilmektedir. Böylece çiftçiler kendi bölgelerindeki hava şartlarına daha hâkim olarak karar alabilmektedir. Akıllı sulama sistemleri de yine hayatı kolaylaştıran ve su tasarrufu sağlayan teknolojilerden biri. Artık cep telefonundan bile kontrol edilebilen sistemler mevcut. Tarlaya gitme zahmetine ve masrafına katlanmadan çiftçiler bulundukları yerden tarlalarını sulama şansına sahipler. Uydu görüntü işleme sistemleri ile arazilerin verimliliğini ve bu verimliliği etkileyen faktörleri hiç araziye gitmeden tespit edebilmemiz mümkün. Görüntü işleme teknolojileri ile hastalık ve zararlıları çok kolayca tespit edilebilmektedir. Ayrıca akıllı tarım uygulamalarıyla tarlanın hangi bölgesine ne ölçüde ve ne tür gübreler koyulması gerektiği, nasıl bir ilaçlama yapılacağı, bitkilerin sulama zamanı, toprağın durumu, tahmini hasat zamanı, detaylı ve gerçek zamanlı bir şekilde görülebilmektedir.
Bu teknolojilerin pek çoğunun doğrudan meslek alanımızla ilişkili uygulamaları içerdiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Tarım ve teknoloji, mesleğimizle ile bir araya geldiğinde ortaya çıkan sonuçlar oldukça başarılı olurken günümüzde endişe duyulan birçok soruna da çözüm imkânı sunmaktadır.  
Aslında birbirleriyle konuşan ve senkronize çalışan tarım makineleri bir süreden beri tarımda kullanılmaktadır. Biçerdöverler, traktörler ve diğer tarımsal mekanizasyon araçlarının bir kısmı, artık birer “akıllı makine” haline gelmiştir. Daha büyük, daha ağır, daha karmaşık; ama daha akıllı tarım makinaları, çiftçinin üzerinden iş yükünü aldığı gibi çevreyi korumakta ve verimi arttırmaktadır. Bu makineler sayesinde deyim yerindeyse “nokta atışı” yapılabilmektedir. Uydudan bilgi alan tarımsal mekanizasyon araçları santimetre doğruluğunda tarlayı işlemektedir. Sensörlerin gözlemlemesiyle zirai ilaçlar, sadece gerekli yerlere, gereken miktarlarda atılmaktadır. Akıllı tarım kapsamında bilgisayar tarafından yönlendirilen araçlar, sürücüsüz bir şekilde çalışabilmektedir. Otomatik dümenleme sistemleri ile hava şartlarından etkilenmeden (gece bile), hiç aralık bırakmadan ya da üst üste bindirmeden daha hızlı; ama hassas işleme, hep aynı yoldan gidildiği için daha az toprak sıkışması, neredeyse sıfıra inmiş operatör yorgunluğu, sıfır hata riski ve operatör memnuniyeti, sonraki işlerde (hasat vs.) kolaylık ve yakıt, ilaç, tohum, gübre ve işçilikten tasarruf mümkün olmaktadır. 
Bugün hangi araştırma kurumunun verilerine bakılırsa bakılsın, dünyanın tarımsal ihracat pazarına yön veren ülkeler denildiğinde ilk sıralarda hep 3 ülkenin adı geçmektedir: ABD, Hollanda ve Almanya. Bu ülkeleri tarım devleri haline getiren ise geniş arazileri ya da iklimsel avantajları değil tarım ile teknolojiyi en üst düzeyde buluşturmaları. En güçlü silahları da tüm teknolojileri tek bir çatı altında toplayan akıllı tarım.
Özetlemek gerekirse akıllı tarımda temel alınan başlıca teknolojiler: Küresel Konumlama Sistemi (GNSS), Değişken Oranlı Teknolojiler (VRT), Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), Uzaktan Algılama Teknolojileri (UAT), Verim Haritalama Sistemleri (VHS), otomatik dümenleme ve kontrollü tarla trafiği teknolojileri, elektronik ölçüm ve kontrol sistemleri. Son dönemde insansız hava araçları, optik ve radar uydu teknolojileri ve akıllı sensörlerin yanı sıra tablet ve mobil telefonlar da bu bilgi bazlı üretim zincirini tamamlıyor.
1980’li yıllarda akıllı tarım konseptinin ilk çıktığı ülke olan ABD, bu alanda şu an için lider konumda. Akıllı tarım tekniklerini en yaygın şekilde kullanan diğer ülkeler ise Kanada, Avustralya, İngiltere, Fransa ve Almanya. 1998 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümünün yaptığı ilk verim haritalandırması ile Türkiye’de ilk adımı atılan akıllı tarım, bugün için henüz Adana, Şanlıurfa, İzmir ve Manisa gibi illerde tekil örnekler düzeyinde ilerliyor.
Ocak 2019’da Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayınlanan “Türkiye’de Akıllı Tarımın Mevcut Durum Raporu”na göre “Ülkemizde üreticiler (çiftçiler), özel sektör (imalatçılar, teknoloji tedarikçileri), birlik ve kooperatifler ile kamu ve üniversitelerden oluşan bir sektörün ortak alanını ifade etmektedir:
Üreticiler, akıllı tarım konusunda; uydu ve uyarı sistemleri ile hava koşullarının tahmini ve zararlılarla mücadele, işçi ve üretim maliyetlerinde azalma, tarımsal girdilerin ve kaynakların verimli kullanılması, teknolojik ekipmanlar sayesinde, ürün miktarı ve verimin artması; doğaya ve insan sağlığına önem veren üretim yönünden bu kavramın içindedirler.
Teknoloji firmaları, akıllı tarım uygulamaları veya tarımda teknolojik uygulamalar; tarımsal üretim aşamalarında dijital teknolojilerin kullanılması, tarladan sofraya olan süreçte otomasyon, dijitalleşme ve senkronizasyonun sağlanarak, maliyetlerin düşürülmesi, verimlilik ve etkinliğin artırılması açısından konunun muhatabı durumundadırlar.
Birlik ve kooperatifler ise, akıllı tarım uygulamalarının üretim aşamasından, hasat ve işleme teknolojileri ile pazarlama sürecine kadar olan her aşamasında, uygun bilgisayar teknolojisi, drone, sensörler vb. gibi bilişim teknolojilerinin kullanılması şeklinde sürece dahil olmuşlardır.
Kamu ve üniversiteler, akıllı tarım uygulamalarını; geleneksel tarımın aksine, doğanın değişkenliğinin yönetilmesi, tarımsal üretimde planlamadan ürünlerin son kullanıcıya ulaşımına değin büyük veri analizi sayesinde izlenebilirlik, sensörlerin kullanışı, sürdürülebilirlik, kalite yönetimi, maliyet tahmini, koruyucu tarım ve kaynakların etkin kullanılması konularında faaliyetlerini yönlendirmişlerdir.”
Her geçen gün ilerleyen ve gelişen teknolojiler kapsamında mesleğimizin de etkin bir rol oynadığı akıllı tarım konusu, tüm dünyada olduğu gibi özellikle ülkemiz coğrafyası açısından da oldukça önem arz etmektedir. Bu konuda hala atılması gereken birçok adım olduğu aşikâr. Umarız olabildiğince hızlı ve net adımlar atılarak meslek alanı uygulamalarımızın da yetkinliğiyle çok daha verimli bir tarım sisteminin temellerini atabiliriz.
Bir başka yazımızda görüşmek dileğiyle, bol teknolojili günler.

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz